SON YAZILAR

Dizi Tanıtımları

Dizi İncelemeleri

Bağımsız Sinema

12.10.2018

İlk Bakışta: Dogs of Berlin



Netflix, Aralık ayına bomba gibi girdi. Diğer kablolu kanallara inat, uzun zamandır olmadığı kadar çok yapımı Aralık ayına saklamış Netflix. Haftanın açılışını, Netflix'in 2. Alman orijinali Dogs of Berlin. 

Almanya- Türkiye milli maçı öncesindeyiz. Türk asıllı futbolcu Okan Erdem, futbol hayatına devam edeceği milli takım seçimini yaşadığı ülke Almanya'dan yana kullanmıştır. Bu durum her Türklerin, hem de Almanya'daki Neo-Nazilerin hiç hoşuna gitmiyor. Maçtan bir gece öncesinde, devriye gezen iki çaylak polis Erol Birkan'ın cesedini buluyor. Ancak yerde yatan cesedi incelemedikleri için maktülün kimliğini anlamazlar. Bu sırada eski Neo-Nazi olan polis Kurt Grimmer olay yerinden kucağında bebekle geçerken cesedi tanır ve bu büyük dava fırsatını kaçırmak istemez.



Dizi, Kurt Grimmer ile birlikte bir Türk asıllı polis Erol Birkan'ı da merkezine alıyor. Bir uyuşturucu çetesinin peşinde olan Erol Birkan'ın daha sonra, Kurt'ün ortağı olacağını tahmin etmek pek de zor olmasa gerek. Faili meçhul bir cinayet üzerinden, yıllardır tazeliğini hep koruyan Türk-Alman gerginliği ve politik göndermelere fazlaca yer veriyor dizi. Aynı zamanda Almanya'nın kendi iç sorunu olan göçmenler, Neo-Naziler hakkında epeyce söyleyeceği şey olan bir dizi Dogs of Berlin. 

İlk iki bölümünün ardından hakkında, dizi hakkında bir sürü söyleyeceğim şey var ancak spoiler vermemek adına susuyorum. Ancak size şunu net söyleyebilirim, hiçbir şey için değilse bile arkasına fon olarak aldığı o gri Berlin havası için bile izlenir bu dizi. Şimdi ben gidiyorum, dizinin tüm bölümlerini izleyip döneceğim. Siz de bu arada hemencecik başlayın diziye!

12.06.2018

76. Altın Küre Adayları Açıklandı!



Ödül sezonu heyecanı sardı dört bir yanımızı. Sinemada Oscar'ın ayak sesleri, televizyonda ise başlı başına bir efsane olan Altın Küre'nin 2019 adayları açıklandı. Aday olan filmlere, oyunculara bakınca bu yıl öne çıkan filmleri görüyoruz. Açıkçası Vice dışında pek sürpriz yok.

Dizi dünyasına gelirsek, sinema dünyasından televizyona geçen oyuncular biraz haksız rekabete sebep oluyor gibi geliyor bana. O yüzden dizi dünyasında da pek sürpriz seçimler yok açıkçası. Bakalım adaylar kimler?

Sinema Dalındaki Adaylar


En İyi Film (Dram)

Black Panther
BlacKkKlansman
Bohemian Rhapsody
If Beale Street Could Talk
A Star Is Born

En İyi Film (Komedi-Müzikal)

Crazy Rich Asians
The Favourite
Green Book
Mary Poppins Returns
Vice

En İyi Kadın Oyuncu (Dram)

Glenn Close- The Wife
Lady Gaga- A Star Is Born
Nicole Kidman- Destroyer
Melissa McCarthy- Can You Ever Forgive Me?
Rosamund Pike- A Private War

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi- Müzikal) 

Emily Blunt- Mary Poppins Returns
Olivia Colman- The Favourite
Elsie Fisher- Eighth Grade
Charlize Theron- Tully
Constance Wu, Crazy Rich Asians

En İyi Erkek Oyuncu (Dram)

Bradley Cooper- A Star Is Born
Willem Defoe- At Eternity’s Gate
Lucas Hedges- Boy Erased
Rami Malek- Bohemian Rhapsody
John David Washington- BlacKkKlansman

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Christian Bale- Vice
Lin-Manuel Miranda- Mary Poppins Returns
Viggo Mortensen- Green Book
Robert Redford- The Old Man and the Gun
John C. Reilly- Stan and Ollie

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu 

Amy Adams- Vice
Claire Foy- First Man
Regina King- If Beale Street Could Talk
Emma Stone- The Favourite
Rachel Weisz- The Favourite

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu 

Mahershala Ali- Green Book
Timothée Chalamet- Beautiful Boy
Adam Driver- BlacKkKlansman
Richard E. Grant- Can You Ever Forgive Me?
Sam Rockwell- Vice

En İyi Yönetmen

Bradley Cooper- A Star Is Born
Alfonso Cuarón- Roma
Peter Farrelly- Green Book
Spike Lee- BlacKkKlansman
Adam McKay- Vice

En İyi Senaryo

Alfonso Cuarón- Roma
Deborah Davis and Tony McNamara- The Favourite
Barry Jenkins- If Beale Street Could Talk
Adam McKay- Vice
Peter Farrelly, Nick Vallelonga, Brian Currie- Green Book

En İyi Animasyon

Incredibles 2
Isle of Dogs
Mirai
Ralph Breaks the Internet
Spider-Man: Into the Spider-Verse

En İyi Film Müziği

Marco Beltrami- A Quiet Place
Alexandre Desplat- Isle of Dogs
Ludwig Göransson- Black Panther
Justin Hurwitz- First Man
Marc Shaiman- Mary Poppins Returns

En İyi Film Şarkısı

“All the Stars,” Black Panther
“Girl in the Movies,” Dumplin’
“Requiem for a Private War,” A Private War
“Revelation,” Boy Erased
“Shallow,” A Star Is Born

Yabancı Dilde En İyi Film

Capernaum
Girl
Never Look Away
Roma
Shoplifters

Televizyon Dalındaki Adaylar

En İyi Dizi (Dram)

The Americans (FX)
Bodyguard (Netflix)
Homecoming (Amazon)
Killing Eve (BBC America)
Pose (FX)

En İyi Kadın Oyuncu (Dram)

Sandra Oh- Killing Eve (BBC America)
Julia Roberts- Homecoming (Amazon)
Keri Russell- The Americans (FX)
Elisabeth Moss- The Handmaid’s Tale (Hulu)
Caitriona Balfe- Outlander (Starz)

En İyi Erkek Oyuncu (Dram)

Jason Bateman- Ozark
Stephan James- Homecoming
Richard Madden- Bodyguard
Billy Porter- Pose
Matthew Rhys- The Americans

En İyi Dizi (Komedi- Müzikal)

Barry (HBO)
Kidding (Showtime)
The Good Place (NBC)
The Kominsky Method (Netflix)
The Marvelous Mrs. Maisel (Amazon)

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi- Müzikal) 

Kristen Bell- The Good Place
Candice Bergen- Murphy Brown
Alison Brie- Glow
Rachel Brosnahan- The Marvelous Mrs. Maisel
Debra Messing- Will & Grace​

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi- Müzikal)

Sacha Baron Cohen- This Is America
Jim Carrey- Kidding
Michael Douglas- The Kominsky Method
Donald Glover- Atlanta
Bill Hader- Barry

En İyi Dizi (Mini Dizi- TV Filmi)

The Alienist
The Assassination of Gianni Versace
Escape at Dannemora
Sharp Objects
A Very English Scandal

En İyi Kadın Oyuncu (Mini Dizi- TV Filmi)

Amy Adams- Sharp Objects
Patricia Arquett- Escape at Dannemora
Connie Britton- Dirty John
Laura Dern- The Tale
Regina King- Seven Seconds


En İyi Erkek Oyuncu (Mini Dizi- TV Filmi)

Antonio Banderas- Genius: Picasso
Daniel Brühl- The Alienist
Darren Criss- The Assassination of Gianni Versace
Benedict Cumberbatch- Patrick Melrose

Hugh Grant- A Very English Scandal

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Alex Borstein- The Marvelous Mrs. Maisel
Patricia Clarkson- Sharp Objects
Penelope Cruz- The Assassination of Gianni Versace
Thandie Newton- Westworld

Yvonne Strahovski- The Handmaid’s Tale

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Alan Arkin- The Kominsky Method
Kieran Culkin- Succession
Edgar Ramirez- The Assassination of Gianni Versace
Ben Whishaw- A Very English Scandal
Henry Winkler- Barry




12.05.2018

Sex Education 11 Ocak'ta Başlıyor!



Son yıllarda sinema ve dizi dünyasının en yükselen türlerinden biri "Coming of Age" yapımları. Büyük hikayeleri, henüz ergenliğinde olan gençlerin büyüme hikayeleri üzerinden anlatmak. Özellikle Netflix'in son zamanlarda en sık kullandığı türlerin başında geliyor coming of age. Stranger Things, 13 Reasons Why önde gelen örnekleri. Bizi iyice bu türün bağımlısı yapmak isteyen Netflix 2019'da da Sex Education ile açılışı yapıyor.



Sex terapisti annesi Jean ile yaşayan Otis içine kapalı bir gençtir. Terzi söküğünü dikemez hesabı annesi sex terapisti olan Otis hala bakir ve sosyal hayata karışamadığı bir ergenlik geçirmektedir. İşin biraz enteresan kısmı da tam burada başlıyor aslında. Çünkü Otis annesinin işi sayesinde bu konularda tüm bilgi ve materyallere sahiptir. Bir türlü hayatına geçiremediği bu bilgiler ona ergenliğinin ortasında farklı bir şöhret getirecektir. Otis, kendisinin tam tersi tam bir kötü kız olan Maeva ile tanıştığında hayatı tamamen değişir. Maeva ile güçlerini birleştiren Otis bir seks kliniği kurarak arkadaşlarının garip ve eğlenceli seks problemlerini çözmeye başlarlar.



Sex terapisti anne rolünde X Files'ın Dana Scully'si Gillian Anderson'ı, Otis rolünde ise Hugo ile tanıdığımız Asa Butterfield'ı izleyeceğiz Sex Education'da. İlk sezonu 8 bölümden oluşacak Sex Education'ın yönetmen koltuğu da Catastrophe gibi sağlam bir referansa sahip Ben Taylor'a emanet.

İlk sezonu 11 Ocak'ta başlayacak Sex Education'ı ben dört gözle bekliyorum. Peki siz?

12.04.2018

You'nun 2. Sezonu Netflix'te!




Joe Goldberg'in hikayesi Netflix'te devam edecek. 

Gossip Girl'ün Dan Humphrey'i, Penn Badgley'ın yeni dizisi You daha başlamadan Lifetime tarafından 2. sezon onayı verilmişti. Açılışını 9 Eylül'de yapan dizi, 11 Kasım'da sürpriz bir finalle ilk sezonunu tamamlamıştı. Eh sezon onayı derdimiz olmayınca biz diziyi sevenler doğal olarak önümüzdeki yıl yayınlanacak 2. sezonu beklemeye koyulmuştuk. Her ne kadar sezon onayı almış olsa da, diziyle ilgili sürpriz bir haber aldık geçtiğimiz gün. 

You, 2. sezonuyla birlikte Netflix'e taşınıyor.



Lifetime, You'nun reytingler konusunda hiç sıkıntı çekmeyeceğine o kadar güvenmişti ki daha başlamadan sezon onayı verip hepimizi şaşırtmıştı. Ancak biten sezonun ardından dizi, kanal için pek de umut ettiği yaratmadı ve reyting olarak epey aşağılara kaldı. Daha önce 2. sezon onayı verdiği diziyi harcamamak adına diziyi daha önce UnREAL'i Hulu'ya sattığı gibi benzer bir yöntemle Netflix'e sattı.

Caroline Kepnes'in aynı isimli romanından uyarlanan dizi, 2. sezonuyla yine aynı romanın devamı olan Hidden Bodies'ten uyarlanacak. New York ile vedalaşacak dizinin yeni sezonu Los Angeles'ta geçecek. Bakalım Joe Goldberg'in Los Angeles'ta sıkıcı başlayan hayatı bize hangi sürprizlerle dönecek?

You nasıl bir dizi diye merak edenleri de; İlk Bakışta: You yazısına ışınlanmaya davet ediyorum.

12.03.2018

İlk Bakışta: You Me Her



Uzun süren kaçaklığımın sonuna geldik ve ben yine dizilerimle, filmlerimle tam karşınızdayım. Biraz nefes alıp, buraları özledikten sonra her gün yeniden sizlerle dizi-film deryasına dalacağız. Bu uzun aranın ardından ilk dizimiz benim epeydir izlemeyi düşündüğüm, 3. sezonunun sonunda bir çırpıda tüm sezonlarını izlediğim You Me Her! Biraz enteresan bir konuya sahip olan You Me Her nasıl bir diziymiş, hadi hep birlikte bakalım.

Jack ve Emma Trakarsky 30'lu yaşlarının ortalarında, banliyöda yaşayan, 12 yıllık evli ve bir türlü çocuk sahibi olamayan bir çifttir. Her ne kadar birbirlerine aşık olsalar da; çocuk sahibi olmak için verdikleri çaba evliliklerinin monotonlaşmasına, seks hayatlarının neredeyse bitmesine sebep olmuştur. Çocuk çok isteyen ama neredeyse birbirleriyle hiç sevişmeyen çiftin evlilikleri gittikçe daha sıkıcı bir hal almaya başlar. Bu noktada Jack'in abisi, Jack'e sıradışı bir tavsiye verir. Eğer Jack bir escort kızla buluşursa, eve döndüğünde karısını daha çok arzulayacaktır. Sonuçta escortla birlikte olamayan kız Emma'ya daha tutkuyla dönecektir. 



Abisinin bu enteresan fikrini hemen uygulamaya koyan Jack, üniversitede psikoloji okuyan ve okul masraflarını karşılamak için escortluk yapan Izzy ile buluşur. Aralarında herhangi bir yakınlaşma olmaması gereken Jack ve Izzy ilk sohbetlerinin ardından birbirlerinden çok hoşlanırlar. Öpüşmeye başlarlar, ancak Jack aklına Emma gelince durur ve eve gidip Izzy macerasını Emma'ya anlatır. İlk başlarda kocasının bir escortla buluşmasını hazmedemez Emma. Ancak bir süre sonra Jack'i cezbeden bu kadını merak etmeye başlar. Merakına yenik düşen Emma bu kez Izzy ile bir buluşma ayarlar. Ve ne tesadüftür ki, Izzy ile Emma arasında ateşli bir öpüşme yaşanır. Emma da, Izzy'den epey etkilenmiştir. Izzy ise hem Emma'dan, hem de Jack'ten çok hoşlanmıştır. 



Jack ve Emma, hala birbirlerine çok aşık olsalar da Izzy'de bir türlü akıllarından çıkaramazlar. İlk başlarda bu dürtüyle baş etmeye çalışsalar da Izzy'i ikisi birlikte çağırmadan edemezler. Izzy'nin, Trakarsky'lerin evine gelmesiyle üçünün ilişkisi başlar. Üçü de birbirine aşıktır ve birlikte olmanın bir yolu var mı diye aramaya başlar. Ancak Jack ve Emma'nın yaşadığı banliyö, ailelerin yer aldığı ve bu tarz bir ilişkiyi pek de sıcak karşılamayacak komşularla doludur. Keza bu ilişkiyi yürütmeye karar verdiklerinde; ilk Jack'e escort fikrini veren abisiyle birlikte en yakın arkadaşları Dave ve Carmen de karşı çıkarlar. 



Halihazırda dizinin yayınlanmış 3 sezonu bulunuyor. 4. ve 5. sezon onayını da almış olan dizinin 5. sezonunun ardından final yapması bekleniyor. İlk yazılarda spoiler vermemek adına dizilere şöyle bir bakıp çıkıyoruz, daha sonra detaya giriyoruz malum. Değişik konusuyla eğlenceli bir ilişki komedisi You Me Her. Biz epey sevdik ve bir hafta sonunda tüm bölümlerini tükettik.




12.01.2018

Aralık 2018 Dizileri



2 Aralık 2018

Nightflyers (Syfy)



Sekiz bilim insanı ve bir telepatı taşıyan uzay gemisi Nightflyers, güneş sisteminde keşif yolculuğu yaparken bir anda ürkütücü olaylar yaşanmaya başlar.

7 Aralık 2018

Dogs of Berlin (Netflix)



Berlinli polisler Kurt Grimmer ve Erol Birkan, Türk kökenli Alman futbol yıldızı Orkan Erdem cinayetini ırklar arası bir savaş başlatmadan araştırmak zorundadır.

The Hook Up Plan (Netflix)



Parisli Elsa’nın eski sevgilisi ona asıldığında, en iyi arkadaşları ona yardım etmek için gizli bir erkek eskort tutuyorlar. Ama planları biraz fazla iyi çalışıyor.

Pine Gap (Netflix)



Ücra Alice Springs”deki bir istihbarat merkezinin Avustralyalı ve Amerikalı çalışanları, iş stresini ve kişisel ilişkilerini idare etmek için uğraşırlar.

12 Aralık 2018

Champaign ILL (Youtube Red)



Başarılı bir rapçi olan arkadaşları olan iki adam. Aniden ölen rapçi arkadaşlarının ardından bu iki adamın, onun spot ışıklarından faydalandığı hayat da sona erer.

14 Aralık 2018

The Protector (Netflix)



Günümüz İstanbul'unda yaşayan ve kadim bir gizli birlikle olan bağını keşfeden genç bir adam, şehri ölümsüz bir düşmandan kurtarmak için maceraya atılır. 

Tidelands (Netflix)



Memleketi Orphelin Bay'e geri dönen eski hükümlü Cal McTeer cinayet, uyuşturucu ve sirenler konusunda kuşaklardır süregelen sessizlik komplosunu açığa çıkarır. 

21 Aralık 2018

Diablero (Netflix)



Genç bir rahip, kaçırılan bir kızı Meksiko'nun yeraltı dünyasında aramak için bir iblis avcısından ve bir doğaüstü olaylar uzmanından yardım alır. 

Perfume (Netflix)



Cinayete kurban gitmiş bir kadın, koku bezleri vücudundan kesilip çıkarılmış bir halde bulununca bir dedektif onun yatılı okuldan bir grup arkadaşını sorgular. 


11.20.2018

İlk Bakışta: Homecoming


Sinemanın bir yıldızı daha, kendini televizyon dünyasına attı. Julia Roberts'da dizilerde arz-ı endam edenler arasına katıldı. Açıkçası işin içinde hem Julia Roberts'ın, hem de Amazon'un olduğunu duyduğum günden beri heyecanla Homecoming'i bekliyorum. Daha başlamadan 2 sezon olacağı duyurulan dizinin, gönül rahatlığıyla ilk bölümünü izlemeye başladım. 

Dizi hikayesini iki farklı zaman diliminde anlatıyor. Dizide geçmiş olan dönemde; Heidi Bergman, savaştan dönen ve sivil hayata uyum sağlamakta zorlanan askerlerin rehabilite edildiği Homecoming isimli merkezde sosyal danışman olarak çalışmaktadır. Dizinin şimdiki zaman olan kısmında; Heidi'yi rehabilitasyon merkezinden ayrılmış ve bir kasaba restoranında garsonluk yaparken görüyoruz. Bir gün Heidi'nin çalıştığı restorana, Savunma Bakanlığı'ndan bir müfettiş Walter Cruz isimli Homecoming'te kalan eski askerin şikayetini araştırmak üzere geliyor. Heidi'ye Homecoming ve Walter Cruz ile ilgili sorular sorsa da Heidi sanki hayatında hiç Homecoming'e uğramamış gibi cevaplar verir. 




Şimdiki zamanda peşinde müfettiş ve perişan haliyle Heidi'yi izlerken; geçmişte Homecoming'te iyi bir kariyere sahip şık bir evde, şık bir ofiste çalışan Heidi'yi izliyoruz. Geçmiş zamanda Homecoming'in aslında nasıl bir yer olduğu sır gibi saklanırken; şimdiki zamanda Heidi'nin neden hiç Homecoming'te olmamış gibi davrandığını, neredeyse sefalet içinde yaşadığını büyük bir muamma olarak karşımıza çıkıyor. 




Bizde ikişer saatlik upuzuun dizilere alışkın bünyeler Homecoming izlerken reklam arası gibi hissedebilirler. Çünkü normalde yabancı dramalarda alışkın olduğumuz standart sürelerden de kısa Homecoming. 25-35 dakikalık bölümlerle hikayenin heyecanını tam da dozunda bırakmış. Daha prje aşamasındayken 2. sezonu da olacağı duyurulan dizi, aslında 2016 yılında yayınlanan bir podcastten uyarlanmış. Dizinin yaratıcı kadrosunda da bulunan podcast yaratıcıları Eli Horowitz ve Micah Bloomberg'e Mr. Robot'un yapımcılarından Sam Esmail'de eşlik ediyor. 

İlk Bakışta yazılarını yazarken özellikle dizilerin ilk bölümlerini izledikten sonra yazıyorum. O yüzden günlerdir bu yazıyı yazmak için bölümleri bekletiyorum. Hemencecik gidip izleyeyim de dizi hakkında söyleyecek çok şeyim var. 


11.18.2018

Bugün Başlıyor: My Brilliant Friend



Gün geçmiyor ki yeni bir kitap uyarlaması karşımıza dizi olarak çıkmasın. En taze roman uyarlamamız HBO'dan geldi. Elena Ferrante'nin 2012'de yayımlanan aynı isimli kitabından uyarlanan dizi yıllara yayılmış bir dostluğun hikayesini anlatıyor. 

Elena ve Lila'nın İtalya'nın kenar mahallelerinde başlayan ve 60 yıl süren dostluklarının anlatıldığı diziyi HBO, İtalya RAI kanalıyla ortak olarak hazırladılar. İki genç kızın çekişmeler, kıskançlıklar ve sırlarla örülü dostluklarını, zorluklarla geçen büyüme hikayesi anlatılıyor dizide. Lila, aniden hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolunca Elena arkadaşlıklarını anlatmaya başlıyor. 1950'lerde başlayan iki kızın hikayesi 60 yıl boyunca sürüyor. 

Dizi, ilk gösterimini Venedik Film Festivali'nde yapmıştı. Bugünse televizyonda ilk açılışını yapacak. 


10.16.2018

İlk Bakışta: The Haunting of Hill House



The Haunting of Hill House sonunda başladı! Shirley Jackson’ın aynı isimli romanı, korku türü arasında kült kitaplar arasında ilk sıralarda yerini alır. Keza 1963 yapımı The Haunting, kitabın başarısını beyaz perdede de devam ettirmişti. Netflix, bu kült hikayeyi diziye aktaracağını duyurduğunda hepimiz biraz heyecanlandık. Ancak künyesinde bu kadar başarı barındıran bir hikayenin dizisinin nasıl olacağı büyük merak konusuydu. 12 Ekim'de başlayan dizi ilk bakışta nasılmış, hadi hep birlikte bakalım.

5 çocuklu Crain ailesi, geçici olarak bir eve taşınırlar. Olivia ve Hugh Crain'in amacı satın aldıkları bu büyük evi büyük bir tadilattan geçirip, daha sonra satmaktır. Bu büyük evde yolunda gitmeyen bir şeyler vardır ve evin küçük ikizlerinden Nell ilk bu garipliğin farkına varır. Ancak anne ve babasını evde gördüğü uzun boyunlu kadına bir türlü ikna edemez. Nell ile başlayan evdeki ürkütücü olaylar bir şekilde diğer çocukların da başına geliyor ve ebeveynleri tüm bunları mantık çerçevesinde açıklamaya çalışırlar çocuklara. Ancak bir gece evin babası Hugh çocukları arabaya toplayıp, karısı Olivia'yı da arkasında bırakıp kaçıyor. 



Aradan uzun yıllar geçiyor ve çocuklar büyüyor. Her biri kendi hayatlarını düzenlerini kuruyorlar. Ancak bir gün yine her şey Nell ile başlıyor. Uzun boyunlu kadının geri döndüğünü söylemek için Nell herkesi tek tek arasa da kimseye ulaşamıyor. Yalnız ve çaresiz olan Nell uzun boyunlu kadınla yüzleşmek için tepedeki eve geri dönüyor. 

Dizi merkezine birden fazla zaman dilimini alıyor. Bir yandan çok geçmişe dönüyoruz ve Crain ailesinin tepedeki evde olan günlerine tanık oluyoruz. Diğer yandan günümüzde Crain ailesinin yaşamını takip etmeye başlıyoruz. Bir de tepedeki evden sonra günümüze kadar olan zaman dilimini parça parça kesitler halinde izliyoruz. İlk bölümle birlikte her bölümde Crain ailesinin bir çocuğunun hikayesini dinliyoruz. Kült bir korku hikayesi olarak bildiğimiz The Haunting of Hill House dizi haliyle sizi kanlı bir şekilde korkutmak yerine gerim gerim geriyor. Malumunuz gerilim tür olarak vezir de eder, rezil de eder. The Haunting of Hill House'un gerilim konusunda epey başarılı olduğunu ilk bölüm sonunda kalakalmanızdan anlayabilirsiniz. Dizinin çok iyi başardığı bir diğer şey de bu gerilim hikayesinin içerisinde, dram ağırlıklı çok başarılı bir aile hikayesi sığdırması. 



Daha ilk bölümden dizinin tüm karakterlerini daha yakından ve derin tanıyacağınızı hissediyorsunuz. Evin hikayesini öğrenmek için tüm bölümleri arka arkaya izlemek istiyorsunuz. Bu yazıda, diziyle ilgili tüm kurtlarımı dökmeyeceğim elbette. Böyle güzel bir dizinin hakkı bölüm bölüm incelemek. Siz de hemen The Haunting of Hill House izlemeye başlayın! 2. bölümde görüşürüz.

10.11.2018

6. Boğaziçi Film Festivali’nin programı açıklandı!



26 Ekim’de başlayacak 6. Boğaziçi Film Festivali’nin Basın Toplantısı bugün yapıldı. Soho House İstanbul’da gerçekleşen ve festivalin bu yılki programının ve yeniliklerinin tanıtıldığı toplantıda festival başkanı Ogün Şanlıer, Boğaziçi Film Festivali’nin yerli sinemaya olan katkısına vurgu yaptı. Türkiye ve dünya sinemasının en yeni ve ödüllü örneklerini İstanbullu sinemaseverlerle buluşturacak 6. Boğaziçi Film Festivali’nde, 41 ülkeden 90 yönetmenin toplam 88 filmi gösterilecek!

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla, İstanbul Boğazı Belediyeleri Birliği ana sponsorluğunda ve Kurumsal İş Ortağı TRT, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı, İletişim Ortağı TV+ ile Kurumsal İletişim Ortağı TürkMedya’nın destekleriyle düzenlenecek 6. Boğaziçi Film Festivali, 26 Ekim’de başlıyor. 3 Kasım’a dek sürecek festivalin Basın Toplantısı ise bugün Soho House İstanbul’da yapıldı.

Boğaziçi Film Festivali’nin bu yılki programının ve yeniliklerinin tanıtıldığı toplantının açılışını festival başkanı Ogün Şanlıer yaptı. Boğaziçi Film Festivali ile Türkiye’de sinema alanında gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası etkinliklerin en önemlilerinden birisi olma yönünde sağlam ve emin adımlarla yürümeye devam ettiklerini söyleyen Şanlıer, “Hem yerli sinemamızın hem de uluslararası sinema dünyasının önemli ve usta isimlerine İstanbul'da ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi. Yerli sinema üretimine verdikleri desteğin öneminden de söz eden Şanlıer, TRT’nin kurumsal iş ortaklığıyla düzenledikleri Bosphorus Film Lab ile genç yapımcı ve yönetmenlerin yeni filmler üretmesine maddi ve manevi destek oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Bu yıl Bosphorus Film Lab'e seçilen 16 projenin dünyaca ünlü film danışmanı Hayet Benkara eşliğinde düzenlenecek atölyelere katılacaklarını ve ortak yapım, Pitching ve finansal plan hazırlama konularında projelerini geliştireceklerini anlatan Ogün Şanlıer, bu yıl ilk kez Türkiye dışından bir projeyi, Filistinli yönetmen Leyla Abbas’ın Barzak adlı filmini desteklediklerini ve bunun uluslararası alandaki sinemacılara da açmayı planladıkları Bosphorus Film Lab için güzel bir başlangıç olacağına inandıklarını söyledi. Şanlıer ayrıca, bu yıl ilk kez CGV Mars Film Dağıtım Ödülü’nün de verileceğini belirtti ve “Film çekmenin zorlukları kadar dağıtımının da önemli bir sorun olduğunu bildiğimiz için CGV Mars ile bu yıl başlayan işbirliğimiz de çok kıymetli” dedi.

Ahmet Misbah Demircan: “Beyoğlu bir masalhane, hayalhane”
Basın Toplantısı’na festivalin destekçileri de katıldı. Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Boğazı Belediyeleri Birliği Başkanı Ahmet Misbah Demircan sözlerine, “Beyoğlu’na geldiğimiz için teşekkür ederim” diyerek başladı ve “Beyoğlu bi masalhane, Beyoğlu bir hayalhane. Kültür en çok Beyoğlu'na yakışıyor. Sinema festivallerini ağırlamak bizim için çok değerli” dedi. “Sinema aslında insan kendi suretini suda gördüğü anda başladı. İnsan kendisini seyretmeyi çok seviyor. Çünkü insan böyle bir şey. Kendini merak ediyor, o perdede kendini görmek istiyor. Dünyayı da görmek, orada yaşananların bir parçası olmak istiyorsunuz. Ve bunu başarabilen tek şey sinema.  oturduğunuz koltukta dünyayı geziyor, kendinizi anlatıyor ve başkasını da anlayabiliyorsunuz” diyen Ahmet Misbah Demircan, kısa filme olan tutkusundan da söz etti ve “Uzun konuşma yapmak kolaydır, önemli olan kısa konuşabilmektir. O yüzden kısa filmin çok önemli olduğuna inanırım” diye konuştu.

Toplantıda ayrıca, TRT Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Yürekli, Anadolu Ajansı Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Yılmaz Yaman, Turkcell Dijital Medya ve Eğlence Servisleri Direktörü Barış Zavaroğlu, TürkMedya Kurumsal İlişkiler Direktörü Fatih Uysan, Digiflame Genel Koordinatör Dilek Taşdemir ve CGV Mars Dağıtım Genel Müdürü Serdar Can da festivale verdikleri destekten büyük mutluluk duyduklarını söylediler.

41 ülkeden 88 film!
Bu yıl 6. yaşına giren Boğaziçi Film Festivali, 26 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek ve Türkiye ve dünya sinemasının en yeni örneklerini İstanbullu sinemaseverlerle buluşturacak. Oscarlı aktör Robert Redford’un başrolünde olduğu ve şimdiden Oscar kulislerinde adı sıkça anılan “The Old Man & The Gun / İhtiyar Adam ve Silah” ile açılışını yapacak festivalde 41 ülkeden 90 yönetmenin toplam 88 filmi gösterilecek!

Jüri Başkanı Serdar Akar
Yılın en iyi yerli yapımlarını özel bir seçkide buluşturan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda bir film 100.000 TL değerindeki Büyük Ödül’ü kazanacak. Serdar Akar’ın başkanı olduğu ve oyuncu Begüm Birgören, yönetmen Andaç Haznedaroğlu, senarist Ercan Mehmet Erdem ile görüntü yönetmeni Mehmet Aksın’dan oluşan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi yılın en iyi yerli filmini seçecek. Festivalde bu yıl 10 film jüri karşısına çıkacak ve Banu Sıvacı’nın “Güvercin”, Burak Çevik’in “Tuzdan Kaide”, Cafer Özgül’ün “Sükut Evi”, Mahmut Fazıl Coşkun’un “Anons”, Murat Düzgünoğlu’nun “Halef”, Özkan Çelik’in “Babamın Kemikleri”, Ramin Matin’in “Son Çıkış”, Sefa Öztürk’ün “Güven”, Semir Aslanyürek’in “Kaos” ve Vuslat Saraçoğlu’nun “Borç” adlı filmleri yarışacak. Festivalin kazananları ise 3 Kasım gecesi İBB Kültür Müdürlüğü’nün desteğiyle Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşecek Kapanış Töreni’nde belli olacak.

Onur Ödülü Hamer ve Loznitsa’ya!
Festival bu yıl Onur Ödülü’nü iki usta yönetmene verecek. Belgesel sinemanın yaşayan en büyük ustalarından biri sayılan Ukraynalı auteur Sergei Loznitsa, ödülünü 26 Ekim Cuma günü Grand Pera’da gerçekleşecek Açılış Gecesi’nde alırken, İskandinav sinemasının en önemli temsilcilerinden biri sayılan Bent Hamer da Kapanış Gecesi’nde alacak.

6. Boğaziçi Film Festivali, ulusal ve uluslararası yarışmaları dışında, yılın beklenen filmlerinin Türkiye ve İstanbul galalarına ev sahipliği yapan Dünya Sineması, çağımıza tanıklık eden ödüllü belgesellerin gösterileceği Bi Dünya Belgesel,  21. yüzyılın en önemli sorunu haline gelen mülteci sorununu sinemada etkileyici bir dille anlatan filmlerden oluşan Uzun Yürüyüş ve yılın ödüllü animasyonlarını buluşturan Animasyon Kısalar bölümleriyle İstanbullu sinemaseverlere sinemayla dolu bir hafta yaşatacak.

Ustalardan ücretsiz sinema dersleri
6. Boğaziçi Film Festivali’nin Kurumsal İletişim Ortağı TürkMedya ile ortaklaşa düzenlediği ve usta sinemacıları ağırladığı Masterclass Programı’na Bent Hamer ve Sergei Loznitsa’nın yanı sıra Portekizli yapımcı Paulo Branco da konuk oluyor. 70’lerin sonunda başlayan kariyerinde David Cronenberg, Manoel de Oliveira, Wim Wenders, Chantal Akerman, Alain Tanner, Werner Schroeter, Pedro Costa, André Téchiné, Andrzej Zoulawski, Peter Handke, Teresa Villaverde, Michel Piccoli, Valéria Bruni-Tedeschi ve Paul Auster gibi bir çok isimle çalışmış, yalnızca ülkesi Portekiz’in değil dünya sinemasının en önemli yapımcılarından biri sayılan Paulo Branco da festival kapsamında İstanbul’a gelecek ve 2 Kasım Cuma günü Soho House İstanbul’da sinema dersi verecek.

Biletler mobilet’te!
Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi tarafından düzenlenen 6. Boğaziçi Film Festivali, bu yıl 26 Ekim-3 Kasım 2018 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek ve gösterimler Atlas, Beyoğlu ve Kadıköy sinemalarında yapılacak. Kısa Film gösterimleri için tüm biletler 5 TL, uzun metraj filmler içinse Tam biletler 12:00 ve 16:00 seansları için 10 TL, 19:00 ve 21:30 seansları için de 15 TL olarak satılacak. Öğrenciler için uzun metraj filmlerin biletleri tüm seanslarda 5 TL olacak. 16 Ekim’de satışa sunulacak festival biletleri mobilet.com’dan alınabilecek.

Gelecek Filmler

Gelecek Diziler

Cannes 2018

 
Designed By OddThemes & Distributd By Blogger Templates